İhsan Pınar

İhsan Pınar

Biri ‘Ömerler’ mi Arıyordu?

Biri ‘Ömerler’ mi Arıyordu?

Ömerleri bulmak için öncelikle ‘ÖMER’ gibi olmak ve Ömerler yetiştirmek gerekir.

Ömer b. Hattab, eskiden beri güçlü ve cesurdu. Özellikle idareye geldikten sonra bu meziyetlerini Adalet ve Merhametle süsleyerek Hakkın ve halkın hizmetine sundu. Zalim, zorba ve kamu malını gasp edenlere karşı tavizsiz, mazlum ve zayıflara karşı da bir o kadar merhametli idi. Rehberi peygamber gibi halkın içinde halktan biri gibi yaşardı.

“Yanlış yaptığımızda bizi uyarmadıkça sizlerde hayır yoktur. Uyardığınız halde sizi dinlemesek bizde hayır yoktur.” Sözü, Hz. Ömer’e aittir.

İnsanların kendi nefislerine, çocuklarına söz geçiremediği günümüzde, insanları idare ve memnun etmenin çok zor olduğunu biliyoruz. Sistem ve egemen kültürün farklılığını, bu sistem içinde yetişen insanlarımızın çıkar ve ideolojilere bağımlılığını biliyoruz. Çoğunluğun Adalet, doğruluk ve merhamet yerine; çıkar, ideoloji, ırk, mezhep, partizanlık güdüleriyle hareket ettiğini biliyoruz. Ama hepimizin ve özellikle idare makamında bulunanlar tüm bunlardan sorumlu olduğumuzun farkındayız. Bir vatandaş ve Müslüman olarak, Hz. Ömer’in dediği gibi şikâyet ve uyarılarımızı arz edeceğiz.

Egemen sisteminin kuruluş amacını ve nasıl korunduğuna defalarca şahit olduk. Bu sistemi değiştiremeyeceğini ve ürkütemeyeceğini Menderes, Özal ve Erbakan örneklerinde gördük.

Dünya ekonomik sisteminin temeli olan faizi kaldıramayacağını biliyoruz.

Zengin ve güçlülerin, sistemden geçinenlerin menfaatine dokunmanın sonuçlarını biliyoruz.

İslam ve insanlık gereği 30 milyondan fazla Kürdün de Türk ve diğer halklar gibi aynı haklara sahip olduklarını ve Kürtçenin resmi dil olarak ilan etmenin sonuçlarını tahmin edebiliyoruz…

İdare makamındakilerin yapamayacağı şeyler var ama yapabilecekleri sorumlulukları da var. Bir baba ailesinden, bir işveren çalışanlarından, sizler ise tüm ülkeden sorumlusunuz. İnsanların ne diyeceğinden ziyade; Allah’ın isteği ve insanlığın gereği olarak doğru olanı yapmanız gerekir. Yapabileceklerinizi geciktirmeden, bugün yapamayacaklarınız için de zemin hazırlamaya çalışmanız gerekir.

Öncelikle aradığınız Ömer gibi Adil olmalı ve Adaleti sağlamaya çalışmalısınız. Bunun için öncelikle Yargı ve idarecilerden başlamalısınız. Hz. Ömer’in dediği gibi, “Adalet Mülkün Temelidir.” Adaleti sağlayın ki mülkün temeli sağlam olsun. Topluma huzur, barış ve kardeşlik gelsin.

Savunma sanayine verdiğiniz önem ve başarıyı Yargı ve insan yetiştirme olan Eğitim sistemine de göstermelisiniz. Yargı sistemi mutlaka Adaleti sağlamaya kilitlenmeli, eğitim sistemi de ezberden ziyade kaliteli insan yetiştirmeye odaklanmalı.

Hz. Ömer gibi sade yaşamalı, idarecileri kontrol etmeli, kamu malını ve menfaatini korumalısınız. Kamudaki şatafatı, israfı mutlaka önlemelisiniz. Tabi öncelikle buna siz uymalı ve örnek olmalısınız. Son dönemlerde Belediyelerde yapılan ‘Yolsuzluk…’ operasyonları, bütün kamuda ve Bakanlıklarda da yapılmalıdır. Yolsuzluk, irtikap ve haksızlıkların kimseye kar kalmayacağı herkesçe bilinmelidir.

Halka hizmet etmek için seçilen vekillerin saltanatlığına, aldığı imtiyazlarla ve dokunulmazlık zırhıyla şımarıklığına son verilmelidir. Kürsü dokunulmazlığı dışında, Kamu çalışanlarına verilmeyen hiçbir ayrıcalık vekillere verilmemelidir. Halka yük olan vekil sayısı ve yüksek maaşları mutlaka düşürülmelidir. Hiçbir vekil emekli vekil maaşı da almamalıdır. Ya vekil ya da vekil emekli maaşı. Öyle bir iki dönem vekillikle de emeklilik verilmemelidir. Halkın malı olan hazineden, Partilere seçim masrafı verilmemelidir. Bu paralar halkın yararına kullanılmalıdır.

2-3-4 maaşlara son verilmelidir. Her siyasi parti kendi taraftarlarına devlet kurumlarında ve Belediyelerde bilmem ne adı altında rüşvetler vermemelidir. Halkın asgari ücretle iş aradığı şartlarda, hiçbir aileye yüksek meblağlı ikiden fazla maaş girmemelidir. Böyle üyelikle, sadece göstermelik kayıt ve aylık/yıllık toplantılarla hiç kimseye asgari ücretin üzerinde maaşlar verilmemelidir.

Zayıfın kendini emniyette hissetmediği bir yerde Adalet yoktur. Zayıf ve kimsesizlere sahip çıkılmalıdır.

Kamu malı zenginlere ve siyasilere peşkeş çekilmemeli. Zenginlerin, spor kulüplerinin trilyonlarca vergi borcu silineceğine veya bunlara verilecek krediler, düşük gelirlilerin istifadesi için kullanılmalıdır.

Maaşlar arasında haksızlık ve uçurum olmamalı. Memura (+8000 ile) % 87, işçi emeklisine % 25 zam gibi bir haksızlık yapılmamalıydı. Gücün yettiğini adil bir şekilde bölüştürmelisiniz. Ayrıca ücretler arasında uçurumlara ve haksızlığa sebep olan % zamlara mutlaka son verilmeli, seyyanen zam verilmelidir. Mesela 2006’da emekli olduğumda benden 2000 lira fazla alan emekli vekil, şimdi 155.000 lira daha fazla almaktadır. 3 yıl önce 400 lira fazla aldığım en düşük memur maaşından, şu an 21.000 daha az almaktayım. Ve bu fark her altı ayda bir artmaktadır. Bu da hiç adil değildir.

Adaleti önce şahsımızda gerçekleştirmeli ve uygulamalıyız ki, örnek olalım…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İhsan Pınar Arşivi