Bizi Her Taraftan Kuşatmışlar!
Bir asır önce işgal ettikleri topraklarımızda, kendi sistem ve işbirlikçilerini başımıza bela ettiler. Bunlar sayesinde halkı kontrol altında tutarak insanları diledikleri gibi yönlendirmeye çalıştılar. Bu topraklarda yetişmemize rağmen, çoğu insan düşünce ve kültür olarak batıya bağlı durumdadır.
Aramıza soktukları ve tahrik ettikleri ırkçılık, partizanlık, mezhepçilik fitneleriyle bizleri birbirimizle uğraştırırken, topraklarımızı ve beyinlerimizi işgal ettiler. Mal, makam, şöhret rüşvetleriyle zayıf karakterlileri satın aldılar. Geri kalmış ülkelerin çoğunda ilericilik! Servet, idare ve şöhretin yolu batı hayranlığına bağlanıldı. İçimizden satın aldıklarıyla bizi diledikleri gibi yönlendirmeye çalıştılar. Kontrollerinden çıkma ihtimali belirdikçe de askeri, siyasi ve ekonomik darbelerle müdahale ettiler.
Gazze saldırısıyla ABD ve İsrail’in plan ve hedefleri çok daha büyük ve kapsamlıydı. Türkiye ve İran’ın hedefte olduğu planla, içerden satın aldıkları piyonlarla tüm hazırlıklarını yapmışlardı. O sebeple Akdeniz’e en büyük askeri yığınağı yapmışlardı. İçerden de hangi illerde kaç kişiyi sokaklara dökeceklerinin hesabını yapmışlardı. Sanırım oyunu gören İran, askeri gücünü ülke sınırları dışına çıkarmadı. Ama saldırılardan da kurtulamadı. Emperyalist ve Siyonistler, içerden aldıkları piyonlarıyla İslam ülkelerinden istedikleri yerlere ve şahıslara nokta atışı yapabilmektedir.
Emperyalist ve Siyonistler yıllardır Türkiye ve İran’ı savaştırmak için çaba harcamaktadırlar. Irkçılık ve mezhepçilik tahrikleriyle Türkiye’yi İran’a saldırtmaya çalıştılar. Bunu başaramayınca, piyonları İlhan üzerinden Azerbaycan’ı Türkiye’ye saldırtmaya çalışıyorlar.
Ermenistan’a karşı bir varlık gösteremeyen Aliyev desteklenerek, işgal edilen Azerbaycan toprakları kurtarıldı. ‘Kardeş’ denilerek ve her türlü destekle itibarı artırılan İlhan, durduk yerde İslami tesettüre karşı savaş açmadı. Bu oyunun aynısını 28 Şubat darbesinde yaşadık. Nasıl ki o günkü kışkırtmaların arkasında Siyonistler varsa, şimdi de Aliyev’i tahrik eden aynı Siyonistlerdir. Siyonist ve emperyalistler, kurdukları şeytani hilelerle her halde karlı çıkmaya çalışıyorlar. Kurdukları oyunla:
1 – Ya ‘kardeş’ denilen iki ülkeyi birbirleriyle savaştıracaklar.
2 – İslami hassasiyeti olan Müslümanlara zulmederek, yıldırmaya çalışacaklar.
3- İslam karşıtlarına destekle, teşvik edecekler.
4 – En azından kardeş geçinen iki ülkeyi birbirine düşman edecekler.
5 – Aliyev’in zulmüne sessiz kalacak ve ‘kardeş’ demeye devam edecek Erdoğan’ın itibarını sarsacaklar.
Oyun büyük ve çok kapsamlı. Belki de oyunu gören devlet aklı, sabır ve akılla davranmaya çalışıyor. Ama hiçbir bahane zalim ve zulme taraflığa mazeret olamaz, olmamalıdır. Elbette devletler, şahıslar gibi davranamazlar. Devlet yetkililerinden diklenmelerini beklemiyoruz ama zalim ve zulme karşı dik durmalarını istiyoruz. Kavga ve düşmanlık değil, hak ve adalet istiyoruz. Yerimiz daima zalime karşı mazlumlardan yana olmalıdır. Zalim İlhan Aliyev’e destek anlamına gelecek her tavır, sahibinin itibarını düşürür.
Zalim ve mazlum, ırkına ve diline göre değerlendirilmez. Daima zalime karşı ve mazlumdan yana olmak, İslami ve insani sorumluluktur.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.