İhsan Pınar

İhsan Pınar

Eleştirinin Bir Ahlakı Olmalı…

Eleştirinin Bir Ahlakı Olmalı…

Daha iyiye, daha güzele ulaşmak için yapılan iyi niyetli eleştiriler, toplumun önünü açar ve ilerlemesini sağlar. Hiç kimse hatasız ve mükemmel değil. Yanlışı ve Doğruyu gösterecek yapıcı eleştiriler, daima daha iyiye yönlendirir ve toplumu zenginleştirir.

Ama kötüleme ve yıpratma amaçlı yapılan ithamlar, ancak kötülüğe sebep olur. Maalesef ki iyilik adına bir şey üretemeyenler, kendi eksiklik ve hatalarıyla yüzleşmemek için başkalarını eleştirmeyi meslek edinmişler. Eleştirileri de yapıcı ve doğruyu gösterici değil, karalamaya yöneliktir. Bunu ahlak edinenler için bir sınır da yok. Her konuda ahkâm keser ve eleştirirler. Bunun da kendilerine ve topluma hiçbir yararı olmadığı gibi, ancak zarar verir.

Özellikle siyasi alandaki kör ve fanatik tarafgirlik, eleştiriyi kötüleme amaçlı kullanmaktadır. Hiç kimse mükemmel değildir. Herkesin eleştirilecek eksiklik ve fazlalıkları olduğu halde, sırf kötüleme amaçlı abartılı ve temelsiz ithamlarda bulunulmaktadır. Maalesef rakiplerini bir takıntı haline getirenler var. “Eş bahsıl dik” meselesi gibi, bütün olumsuzlukları muhaliflerine bağlayanlar var. Ve eleştirdikleri her şeyin fazlası kendilerinde bulunmakta, suçladıklarından daha temiz değiller. Yanlış ve kötülüklerin düzelmesine değil de, normalleşmesine sebep oluyorlar.

Eleştiri bir sorumluluk olduğu gibi, bir hesabının da olduğu bilinmelidir. Karşınızdaki ne kadar yanlış da olsa, siz doğru ve adil olmak zorundasınız. Doğru eleştiri, muhataba fayda verdiği gibi sizi de yüceltir. Ama usulsüz ve doğru olmayan eleştiri, ancak sizin itibarınızı düşürür. Kendimiz, muhatabımız ve toplum için eleştirilerde şunlara dikkat etmeliyiz:

Eleştirilerinizi önce kendinize yöneltmeli ve kendinizi düzeltmelisiniz.

Eleştirdiğiniz gibi, eleştirilmeyi de saygıyla kabullenmelisiniz.

Eleştirileriniz doğru bilgiye dayanmalı ve uyarıcı olmalıdır. Altta kalacağınız, başınızı eğecek eleştirilerde bulunmamalısınız. Aynı eleştiriyi muhatabınızın yüzüne de rahatlıkla söyleyebilmelisiniz.

Eleştirileriniz ve istekleriniz şartların gerçeğine uygun, adil ve gerçekleşebilir olmalıdır.

Eleştirileriniz tek yönlü olmamalı. İsim ve tarafa göre değil, ilkeler üzerinden olmalıdır.

Üslubunuz doğru olmalı. İnat ve düşmanlığa değil, doğruya yöneltici olmalıdır.

Eleştirdiğiniz yanlışları siz yapmamalısınız. Sizin tarafta olan yanlışları daha bir kararlılıkla eleştirmelisiniz.

İyilik adına beklentilerinizi sıralarken, gücünüz nispetinde bu iyilikleri yapma gayreti içinde olmalısınız. Eleştiri ve isteklerinizde, beklentilerinizde önce siz görevinizi yapmalısınız. Kendinizi meselenin dışında sorumsuz görüp, her şeyi başkalarından beklememelisiniz.

Mahkemelere müracaatta önce Usul ve Esasa bakılır. Eleştirilerinizde haklıysanız bile, müspet netice alacak usulle dile getirmelisiniz. Üslubunuz tahrik ve tahkir edici olmamalı, bilakis doğruya davet edici bir dost eli gibi olmalıdır. Her söyleminiz doğru olmalı ama her şey her yerde ve zamansız söylenmez. Gaye genel iyilik olmalı. Başkalarını kötülemekle biz iyi olmayız. Ancak iyilik yaparak iyi olunur.

Söylemlerimiz, bazen dua ve isteğimiz olur. İyilik isteyenler, daha çok iyiliği konuşmalı. Kötülüğü alışkanlık haline getirmek ancak kötülüğün yayılmasına sebep olur. Kirletmeye değil, temizlemeye çalışmalıyız.

Eleştiriler kötüleme amaçlı olmamalı, bilakis su gibi temizleyici olmalıdır…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İhsan Pınar Arşivi