Zulme Karşı Çıkmak İnsani Sorumluluktur!
Doğru bir hayat için gerekli hasletlerle donatılan insan; bu hasletleri doğru kullanması, Allah’ın yeryüzündeki ayetlerini ve olayları doğru okuyup, doğru hareket etmesi için Akıl ve vicdanla takviye dilmiştir. Bunlara ilaveten Resul ve Kur’an’la uyarılmış ve desteklenmiştir. Bunları doğru okuyup uyan insan, yeryüzünde de cennetvari bir hayat yaşayacaktır. Ama Allah’ın gösterdiği yoldan ayrılıp, nefsin azgın isteklerine ve şeytana uyanlar, cennet gibi dünyayı cehenneme çevirir.
Allah ırk, dil, din, renk, düşünce farklılıklarına rağmen bütün insanların Adalet ve barış içinde bir arada yaşamalarını istemiştir. Ama nefsinin azgın isteklerine ve insi şeytanlara uyan insan, haddini aşarak tuğyan etmiştir. İyi insan imar eder. Haktan sapan insan ise, çevresini de kendisi gibi harap eder. Yeryüzündeki işgal, kavga, sömürü ve haksızlıkların sebebi bizzat insanın kendisidir. Bozulan insan düzelmeden hiçbir şey düzelmez. Toplumun, düzenin düzelmesini isteyenler, öncelikle insana yönelmeliler.
Sorunlar farklı olsa da, bugün dünyanın her tarafında insanlar huzursuz. Adalet yok, güven yok, emniyet yok, iç huzuru yok, sevgi ve kardeşlik yok. Fazladan olarak Müslümanların yaşadığı coğrafyada savaşlar, katliamlar, gözyaşı ve ağıtlar durmayacak gibi. Emperyalistlerin ajan ve işbirlikçileri ve emperyalistlerin algı operasyonlarına aldanmış bazı cahiller, emperyalistlerin sebep olduğu bu haksızlık ve savaşların sebebini de Müslümanlara yüklemektedirler.
Evet bizler masum değiliz ama bu fitne ve çatışmaların planlayıcısı, finansörü ve tahrik edicisi emperyalist ve Siyonistlerdir. Bizler gidip onların aralarına fitne koymuyoruz, onların yönetimlerine karışmıyoruz. Onların içinde işbirlikçiler satın almıyoruz. Ama onlar yüzyıllardır tüm bunları yapıyorlar. Bugün Müslümanların başında bulunanların çoğu onların valiliğini yapan işbirlikçilerdir. Bunca açık zulüm ve katliama rağmen, mazlum Filistin halkına kuruş yardımda bulunmayan Arap kral ve diktatörleri, katil Amerika ve Siyonist İsrail’e trilyonlarca dolar yardımda bulunmaktadırlar. 7 Milyon Yahudi’nin yaşadığı İsrail, bunca zulüm ve katliamları kendi gücü ve Amerika’ya güvenerek yapmıyor ve yapamaz. En büyük cesaret ve gücü, bizim parçalanmışlığımızdan ve birbirimizin aleyhinde olmamızdan almaktadırlar. Başka ülkelerde yaptıkları nokta atışlarıyla yaptıkları suikastları ancak içerden satın aldıkları hain işbirlikçileriyle yapmaktadırlar. Ve bizi öyle bir hale getirdiler ki, içimizde satın aldıkları bazı hainler, bazı haksızlıkları bahane ederek çok daha büyük zulümleri yapan Siyonistleri açıkça desteklemektedir. Kara propaganda ve algılarla, ırkçılık, mezhepçilik, partizanlık, Sağcılık-Solculuk, bencillik ve ajanlarıyla aramızda güven bırakmadılar, bizi birbirimize düşman ettiler. Bizler birbirimize düşman olunca da, bir kısmımızı aldatarak, satın alarak bizi birbirimize kırdırdılar.
Dil, Din, Mezhep ve İdeolojisi ne olursa olsun, insani temel sorumluluk olan zulme karşı durmada birlik olmalıyız. Davanız ne olursa olsun kendi iç birliğinizi sağlamadıkça, başaramazsınız. Müslümanı, Devrimcisi, Milliyetçisi, Halkçısı, Sosyalisti… Herkes emperyalizme ve zulme karşı olduğunu, Adalet ve Özgürlük istediğini söylüyor. Zalim/saldırganlar aşikârdır. Dürüstlük gereği, iddialara uygun olarak işgalci, katliamcı saldırgan İsrail ve Amerika’ya karşı çıkmak insani bir sorumluluktur. Toptan kabul ve retler doğru değil. Saldırıya uğrayan ülkelerin dün ve yarınlarda, olabilecek yanlışlarına karşı çıktığımız, çıkacağımız gibi, bugün saldırgan ve zalim olan siyonist ve emperyalistlere karşı çıkmalıyız.
Adaleti emreden Allah, kardeş ve birlik olmamızı emrediyor. Allah’ın resulü, müminlerin bir vücudun azaları gibi birbirlerinin derdiyle dertlenmelerini istiyor. Dinimiz, Kitabımız, Peygamberimiz, Aklımız, Menfaatimiz, tarihi tecrübeler, bu günkü halimiz bir ve beraber olmamızı istiyor, gerektiriyor. Bölünmüşlüğümüz, parçalanmışlığımız saldırgan emperyalist ve Siyonistlere yarıyor.
Müslümanların değerlerine, topraklarına saldırıldığı, işgal edildiği, katledildikleri günümüzde, Müslümanların birliği ve beraberliği için çalışmak her Müslümanın imani görevidir. Bu zor zamanda ırkçılık, mezhepçilik, partizanlık ve şeytani güçlerin algılarına aldanarak, Müslümanlar arasında ihtilafları körükleyen ve Müslümanları birbirlerinden uzaklaştırıcı söylemlerde bulunanlar, bilerek veya bilmeyerek katil Amerika ve İsrail’e hizmet etmektedirler. Ve bunların yaptıkları bütün kötülüklerden sorumludurlar.
Bir ve beraber olmadıkça zilletten kurtulamayız. Bugün Gazze ve İran’a yapılanlar, yarın sana yapılacağından şüphen olmasın. Ama bugün bir olup, bu saldırıları önleme şansımız var. Yarın sen yandığında, yardım isteyeceğin kimse olmayabilir.
Zalime ve zulme karşı çıkmak insani ve İslami bir sorumluluktur. Bir ve Beraber olmak dileğiyle…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.