Mardin’de "Dünya Kudüs Haftası" basın açıklaması düzenledi

Mardin’de "Dünya Kudüs Haftası" basın açıklaması düzenledi
13-19 Ocak Dünya Müslüman Alimler Birliği ve Filistin Alimler Birliği tarafından belirlenen "Dünya Kudüs Haftası" münasebetiyle STK’lar tarafından basın açıklaması düzenledi.

Mardin’de faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, Şakir Nuhoğlu Camii'nde cuma namazı sonrasında bir araya gelerek Dünya Kudüs Haftası münasebetiyle basın açıklaması yapıldı.

Basın açıklamasını Filistin Âlimler Birliği Türkiye Temsilcisi Öğretim Üyesi Dr. Huzeyfe el-Hatip okudu.

El-Hatip, bu anlamlı haftanın, isra ve miraç gecesinin yıl dönümü ile Selahaddin Eyyubi’nin Mescid-i Aksa’yı ve Kudüs’ü özgürleştirmesinin yıl dönümüne denk geldiğini belirtti. El-Hatip, sadece "Kudüs Haftası" değil, yılın tüm günleri Gazze ve Filistin’in gündemi olması gerektiğini de vurguladı.

Gazze'de ateşkes antlaşmasına rağmen mübarek topraklardaki Müslümanlara ve diğer Müslüman beldelere karşı soykırımın devam ettiğini ifade etti.

Kutsal topraklarda soykırımın devam ettiğini ifade eden El-Hatip, "Dünya Kudüs Haftası, Dünya Müslüman Alimler Birliği ve Filistin Alimler Birliği tarafından düzenlenen bir haftadır. Bu yıl altıncısını düzenliyoruz. Bu yılki temamız ‘Kudüs ve Gazze: Yakın Bir Umut’. Bu hafta, isra ve miraç gecesinin yıl dönümü ile Selahaddin Eyyubi’nin Mescid-i Aksa’yı ve Kudüs’ü özgürleştirmesinin yıl dönümüne denk gelmektedir. Bu yılki Kudüs Haftası, ateşkes ve soykırımın durdurulmasıyla aynı zamana denk gelmiştir; ancak savaş, mübarek topraklardaki Müslümanlara ve diğer Müslüman beldelerdeki Müslümanlara karşı devam ediyor. Bu hafta, tüm dünyanın bu düşmanın gerçek yüzünü anladığı bir dönemin ardından gelmektedir. Ümmetin düşmanları, şımartılmış köpekleri için tehlikeyi hissettiklerinde birleşmişlerdir. Müslümanlar ve dünyadaki tüm özgür insanlar, insanlık ile vahşet arasındaki mücadelenin hakikatini kavramışlardır. Aynı şekilde Gazze ve Filistin’deki mücahitler de düşmanı dosttan, cesuru korkaktan, samimiyi riyakârdan ayırt etmiş ve anlamışlardır." şeklinde konuştu.

"Mescid-i Aksa, Filistin ve tüm topraklarıyla ancak güç kullanılarak geri alınabilir"

Kudüs ve Filistin’in tam esaretten kurtuluşunun ancak güç kullanarak olabileceğini belirten El-Hatip, "Gazze’ye yönelik savaşın ardından onurlu insanların çoğunun vardığı sonuç şudur. Şerrin ve zulmün başı, yılanın başı bu işgalci devlettir ve onun ortadan kaldırılması, dünyanın dört bir yanındaki tüm mazlumların sorunlarının çözümüdür. Kudüs'ün özgürlüğüne kavuşturulması şer'i (dini) bir vacip, İslami ve insani bir maslahattır (yarardır). Filistin, Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze, kendilerine yönelik komploların en tehlikeli evresinden geçmektedir. Düşmanlar, Gazze ve Filistin'deki halkımıza, hatta dünyadaki tüm özgür insanlara karşı kör düşmanlıklarını açıkça ortaya koymuşlardır. Şer'i görev şunu teyit eder ki; Filistin'in tamamı İslam'ın bu ümmete bir ahdi ve boynundaki bir emanetidir. Bu emanet, eksiksiz ve tam olarak özgürleştirilmedikçe ümmetin üzerindeki sorumluluk kalkmaz. siyonist varlığın mevcudiyeti, salt zulüm, saldırganlık ve batıldır; buna karşı durulmalı ve mevcut her türlü güç ve imkanla geri püskürtülmelidir. Bu vesileyle ümmete her zaman hatırlatılmalıdır ki; Filistin, Aksa'sı ve tüm topraklarıyla ancak güç kullanılarak geri alınabilir. Bu, tüm ümmetin omuzlarına yüklenmiş ‘vaktin vacibi’dir. Bu görevi yerine getirmede ağır davranmak veya gaflete düşmek, acı bir azabı gerektiren büyük bir günahtır. Bir Müslümanın, yardım ve kurtuluş mücadelesine katkı sağlama görevinden geri durmak için kendine bahaneler araması kabul edilemez. Aynı şekilde, karşısına çıkan engeller, zorluklar veya meşakkatler nedeniyle bu görevden vazgeçmesi de kabul edilemez. Allah Teâlâ kimseyi mazeretli saymamış ve cihadın sonunun daima hayır olduğunu beyan etmiştir. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: ‘(Savaşa) gerek hafif, gerek ağır olarak (süvari, piyade, silahlı, silahsız, genç, ihtiyar, her durumda) katılın ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.'" ifadelerini aktardı.

"Sadece ‘Kudüs Haftası’ değil, yılın tüm günleri Gazze ve Filistin gündemi olmalıdır"

El-Hatip, Kudüs ve Gazze’nin her zaman gündemse olması gerektiğini söyleyerek, "siyonist devlet toprakları işgal ettiği ve Müslümanların kutsallarına, mallarına ve mülklerine el koyduğu sürece; sadece ‘Kudüs Haftası’ değil, yılın tüm günleri Gazze ve Filistin gündemi olmalıdır. Ümmetin öncüleri olan âlimler, davetçiler, düşünürler ile cemaatler, partiler, dernekler ve diğer kurumlardaki yöneticiler ve dava adamları; ortak hissiyat ve görev bilinci konusunda en üstün örneği sergilemelidir. Din ve insanlığın bizden talep ettiği gereklilikleri yerine getirerek; anlayış, sorumluluk bilinci ve bunun sonuçlarını üstlenme konusunda güçleri yettiğince ümmetin diğer fertlerine örnek teşkil edecek güzel bir model olmalıdırlar. Umulur ki bu mübarek günde icabet saatine (duaların kabul olduğu vakte) denk gelir." ifadelerini kaydetti.

Mardin’de "Dünya Kudüs Haftası" basın açıklaması düzenledi

Mardin’de "Dünya Kudüs Haftası" basın açıklaması düzenledi

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.