SDAM Başkanı Güngen, Fransa'da yaşanan sokak eylemlerini değerlendirdi

SDAM Başkanı Güngen, Fransa'da yaşanan sokak eylemlerini değerlendirdi
Fransa'da yaşanan protestolar ve son süreçte yağmalamaya varan eylemleri değerlendiren SDAM Başkanı Abdulmuttalip Güngen, ortaokul ve liselerde yaşanan eğitim sorunlarının çözümü için başlatılan protestoların, sendikaların da desteği ile farklı bir boyuta dönüştüğünü ifade etti.

Eylül ayında bazı okullardaki öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar, bakımsız okul binaları ve üniversiteye giriş sistemindeki şeffaf olmayan baskılara tepki olarak Paris banliyölerinde başlayan eylemler, ekim ayı itibarıyla ülke geneline yayılarak şiddetli çatışmalara dönüştü ve Fransa tarihinin en ciddi toplumsal huzursuzluklarından biri haline geldi.

Avrupa'da yaşanan ve toplumu ciddi manada rahatsız eden ekonomik kriz, ABD ve işgal rejiminin İran'a yönelik saldırıları sonrasında ortaya çıkan akaryakıt krizi ile de birleşerek var olan sorunlara bir yenisini ekledi.

Öğrenci hareketlerinin eğitim haklarını elde etmek amacıyla başlattıkları eylemler, gelinen noktada birçok yağma olayına neden oldu. Güvenlik güçlerinin sert şekilde müdahale ettiği, çok sayıda kişinin gözaltına alındığı olaylar nedeniyle; Paris, Lille, Lyon ve Nice gibi şehirlerde kısmi sokağa çıkma yasakları uygulanmaya başlandı.

Eylemler, sendikaların desteğiyle büyüdü

Fransa'da yaşanan protestoların nedeni ve gelinen süreçte yaşanan olaylara ilişkin İLKHA muhabirine konuşan Strateji Düşünce ve Analiz Merkezi (SDAM) Başkanı Abdulmuttalip Güngen, "Protesto eylemlerinin öncelikle Paris'in kenar semtlerinde ortaokul ve liselerde yapılan eğitim eksikliği nedeniyle başladı. Ancak zamanla halk da tüm taleplerine karşılık bulmak adına protesto dilini kullanmayı tercih etti. Bu okullardaki öğrencilerin zamanla doğal olarak eylemleri oldu. Ancak süreç içerisinde bu eylemler farklı bir boyut kazandı. Sendikaların eylemlere destek verilmesi çağrısı toplu eylem organizasyonlarına dönüştü. Bu organizasyonlar, geçen hafta sonu farklı bir evreye taşınarak; taşkınlığa, yağmalamaya kadar gitti." dedi.

Hükümet tarafından çözülemeyen sorunlar ciddi krizlere neden oluyor

Fransız ihtilali sonrasında halkın birçok konuda yaşadıkları sosyal, ekonomik, siyasi problemleri protesto diliyle ifade ettiğini belirten Güngen, "Öğrenci kesimi bu eylemleri sosyal bir hak nezdinde başlattı. Ancak geçen süreçte bu eylemler, Avrupa'nın farklı ülkelerine de çeşitli şekillerde yansıdı. Belçika, Portekiz, İspanya, Arnavutluk'ta başlayan gösteriler gittikçe yaygınlaşıyor. Bu eylemlerin arka planında yatan nedenleri doğru tespit etmek gerekir. Birincisi; Fransa'da ve diğer Avrupa ülkelerinde ciddi ekonomik sorunlar var. Bu sorunlar halka ciddi manada yansıyor. Paris gibi yerlerde olan lise öğrencilerinin eğitim şartları iyileştirilmişken diğer şehirlerde olanların eğitim olanaklarında ciddi aksaklılar devam ediyor. Fransa'da mevcut sınav sistemi, tamamıyla lise eğitimine ve lisedeki değerlendirmeye dayanıyor. Böyle olunca iyi lisede okuyan iyi üniversiteye gidebiliyor. Bunun yanında Fransa ve Avrupa ülkeleri, göç dalgasını siyasi olarak iyi yönetemedi. Bugün bu krizlerin yaşandığı hükümetler, mevcut siyasal tabloya doğru ve yerinde bir çözüm üretemiyorlar. Daha çok fiziki müdahale ve çözüm önerileri olmadan anti propaganda yöntemi seçiliyor. Bu da ciddi bir krize neden oluyor." diye konuştu.

Savaşlar nedeniyle yaşanan ekonomik krizler Avrupa halkını rahatsız ediyor

Yaşananların arka planında Rusya-Ukrayna savaşı ve Aksa Tufanı'nın olduğunu, bu konuların ciddi manada masaya yatırılması gerektiğini vurgulaya Güngen, "Rusya-Ukrayna Savaşı'nın bugün Avrupa ülkeleri üzerindeki baskı, ekonomik problem, güvenlik ve siyasi etkilerini çok iyi okumak gerekir. İkincisi; 7 Ekim Aksa Tufanı sonrasında Avrupa'nın birçok ülkesinde ciddi anlamda sivil eylemler oluşmaya başladı. Biz sürekli halk ile yönetimler arasında ciddi bir ayırımın olduğunu dile getirdik. Halk, yönetimlerinin ekonomik maliyetini siyonist rejim için kullanmasından rahatsız. Onun için halk, yönetimlerinin siyonist rejim ile arasına mesafe koymasını istiyor. Ancak özellikle Fransa gibi ekonomisi çok büyük olan ülkelerin israil ile olan ilişkileri doğal olarak ciddi bir mali külfet olarak halka yansıdı. Üçüncü olarak da ABD ve siyonist rejimin İran'a yönelik saldırıları, dünya petrol piyasasında çok ciddi bir dalgalanmaya neden oldu. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın tıkanması, dünyada birçok ülkede direk olarak vatandaşın cebine yansıyacak şekilde sonuçları oldu. Ardından yine Babülmendep'te yaşanan kriz, Asya-Avrupa arasındaki ticari arzda ciddi dalgalanmaya neden oldu. Bugün kriz yeni yeni hissedilmeye başlandı. Krizin oluşturduğu maliyet, doğal olarak bu ülkelerde yaşayan vatandaşlara çok ciddi anlamda yansıyor. Avrupa tamamen refah politikaları ile ön plana çıkan bir birlikti. Bugün yaşananlara baktığımızda, tam tersine çok ciddi problemlerle boğuştuklarını görüyoruz." şeklinde konuştu.

Çözülemeyen sorunlar halkı aşırı siyasi uçlara yönlendirdi

Fransız ihtilali sonrasında, cumhuriyetçilik ve demokrasi kavramlarının tüm dünyaya yayılmaya başladığını ancak bu işin beşiği olan Fransa'da bile bu kavramlara yüklenen anlamlar ile pratiğin uyuşmadığını aktaran Güngen, son olarak şunları kaydetti:

"Zaman içerisinde derebeylik aristokrasiye dönüştü. Yine gücü elinde bulunduranlar belli ailelerin oluşturduğu baskı toplumdaki ayrıştırmayı derinleştirdi. Bu öyle bir noktaya geldi ki, bugün Fransa'da, Almanya'da son seçimlerle birlikte; yer yer İtalya'da, Portekiz'de, toplumsal siyasi görüş uçlara doğru seyrelmeye başladı. Fransa'da yakın zamanda seçim olacak ve Emmanuel Macron seçime giremeyecek. Doğal olarak bugün merkezi soldan aşırı sağa, merkezi sağdan aşırı sağa, merkezi soldan aşırı sola bir eğilim var. Bugün Fransa'da halk, merkezi hükümetlerin sorunları çözmedeki pasifliklerinden dolayı daha aşırı uçları destekler hale geldi."

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.