Sivrisinekler neden bazı insanları daha çok ısırıyor? İşte bilimsel açıklaması
Araştırmalar, bunun yalnızca bir şehir efsanesi olmadığını, sivrisineklerin bazı insanlara gerçekten daha fazla ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor. Ancak uzmanlara göre bunun tek bir nedeni bulunmuyor; vücut kokusundan solunan havaya, ciltte yaşayan bakterilerden vücut sıcaklığına kadar birçok etken birlikte rol oynuyor.
Uzmanlar, insanları ısıranların yalnızca dişi sivrisinekler olduğuna dikkat çekiyor. Dişi sivrisinekler yumurtalarını geliştirebilmek için kandaki proteinlere ihtiyaç duyarken, erkek sivrisinekler nektarla besleniyor. Bu nedenle insanlara yönelik "kan emme" davranışı yalnızca dişi bireylerde görülüyor.
Araştırmalara göre sivrisineklerin en güçlü yön bulma mekanizmalarından biri karbondioksit. İnsanların nefes verirken dışarı saldığı karbondioksit, sivrisinekler tarafından onlarca metre uzaklıktan algılanabiliyor. Daha fazla karbondioksit üreten yetişkinler, hamile kadınlar veya yoğun fiziksel aktivite sonrasında nefes alışverişi artan kişiler, sivrisinekler açısından daha kolay fark edilen hedefler arasında yer alıyor. Laboratuvar deneylerinde nefesle verilen karbondioksitin ortadan kaldırılması, böceklerin belirli kişilere olan ilgisini yaklaşık yüzde 85 oranında azaltırken; yeniden karbondioksit verilmesi çekiciliği eski seviyesinin yaklaşık yüzde 90'ına kadar geri getiriyor.
Bilim adamlarının üzerinde durduğu bir diğer unsur ise insanın kendine özgü vücut kokusu. Deride yaşayan milyarlarca bakteri tarafından üretilen kimyasallar, her bireyde farklı bir koku profili oluşturuyor. Özellikle laktik asit, amonyak ve bazı yağ asitlerinin yoğunluğu arttıkça sivrisineklerin ilgisinin de artabildiği belirtiliyor. Bu nedenle aynı ortamda bulunan iki kişiden biri çok sayıda ısırığa maruz kalırken diğeri neredeyse hiç etkilenmeyebiliyor.
Uzun yıllardır tartışılan kan grubu konusu ise araştırmalarda kısmen doğrulanmış durumda. Bazı deneyler, 0 (sıfır) kan grubuna sahip kişilerin A grubundakilere göre daha sık tercih edildiğini gösterse de uzmanlar bunun tek başına belirleyici olmadığını vurguluyor. Son yıllardaki değerlendirmeler, vücut kokusu ve kimyasal sinyallerin kan grubundan çok daha güçlü belirleyiciler olduğuna işaret ediyor.
Vücut sıcaklığı da sivrisineklerin hedef seçmesinde önemli rol oynuyor. Ateşi yüksek olanlar, egzersiz yapanlar veya sıcak havada terleyen kişiler daha fazla ısı yaydığı için sivrisinekler tarafından daha kolay tespit ediliyor. Hamile kadınların hem daha fazla karbondioksit üretmeleri hem de vücut sıcaklıklarının bir miktar daha yüksek olması nedeniyle daha fazla ısırılabildiği belirtiliyor.
Bilimsel çalışmalar, alkol tüketiminin de sivrisineklerin ilgisini artırabileceğini gösteriyor. Özellikle bira tüketiminin ardından vücut sıcaklığındaki ve metabolizmadaki değişimlerin sivrisineklerin kişiyi daha kolay bulmasına neden olabileceği ifade ediliyor. Bununla birlikte uzmanlar, bu etkinin kişiden kişiye değişebileceğini ve tek başına belirleyici olmadığını belirtiyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre sivrisinekler; sıtma, dang humması, Zika, sarı humma ve Batı Nil virüsü gibi hastalıkların taşınmasında başlıca rol oynayan canlılar arasında bulunuyor. Her yıl yüz milyonlarca insan sivrisinek kaynaklı hastalıklara yakalanırken, özellikle tropikal bölgelerde yüz binlerce kişi yaşamını yitiriyor. Bu nedenle bilim adamları, sivrisineklerin insanları hangi mekanizmalarla seçtiğini anlamanın yalnızca merak edilen bir konu değil, aynı zamanda halk sağlığı açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Uzmanlar, sivrisineklerden korunmak için uzun kollu açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesini, pencere ve kapılarda sineklik kullanılmasını, durgun su birikintilerinin ortadan kaldırılmasını ve etkili sivrisinek kovucuların kullanılmasını öneriyor. Bilim adamları ise gelecekte insanların yaydığı kimyasal sinyalleri taklit eden yeni nesil tuzakların ve daha etkili koruyucu yöntemlerin geliştirilmesinin mümkün olabileceğini belirtiyor.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.