Türkiye’de kitap okuma alışkanlığı ne düzeyde?
Ancak kitap okuyanların oranına ilişkin araştırmaların farklı yöntemlerle gerçekleştirilmesi, güncel tabloyu değerlendirirken verilerin kapsamının ve tarihinin dikkate alınmasını gerektiriyor.
Kitap okuma oranı 2019 araştırmasında yüzde 42 olarak açıklanmıştı
Türkiye Yayıncılar Birliği ve Okuma Kültürünü Yaygınlaştırma Platformu (OKUYAY) tarafından yürütülen, KONDA araştırmacılarının bulgularını paylaştığı çalışma kapsamında, Türkiye’de kitap okuma oranının 2008’de yüzde 30 seviyesindeyken 2019’da yüzde 42’ye yükseldiği açıklanmıştı.
38. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı kapsamında kamuoyuyla paylaşılan araştırmada, kitap okuma alışkanlıklarının yanı sıra yaş grupları ve okuma tercihleri de ele alınmıştı. Araştırmada tarih kitaplarına yönelik ilginin öne çıktığı belirtilirken, aile desteğinin okuma alışkanlığının gelişmesindeki önemine de dikkat çekilmişti.
Söz konusu yüzde 42’lik oran, 2019’da açıklanan araştırmanın bulgusunu yansıtıyor. Bu verinin 2026 yılına ait güncel bir ölçüm olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Bakanlığın okuma kültürü araştırmaları
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü de Türkiye’deki okuma alışkanlıklarını inceleyen araştırmalar yayımlıyor. Bakanlığın araştırmalar sayfasında, 2017 yılında GENAR iş birliğiyle tamamlanan Türkiye’de Kitap Okuma Alışkanlıkları Araştırması ile daha önceki yıllarda yürütülen Türkiye Okuma Kültürü Haritası çalışması yer alıyor.
Bakanlığın 2011’de sonuçlarını açıkladığı Türkiye Okuma Kültürü Haritası araştırması, TÜİK’in belirlediği 6 bin 200 kişiyle yüz yüze anket yöntemiyle gerçekleştirildi. Çalışmada okuma alışkanlıkları; yaş, cinsiyet, medeni durum, meslek, eğitim düzeyi, coğrafi konum, gelir durumu ve ailedeki eğitim düzeyi gibi değişkenlerle birlikte incelendi.
Bu araştırmalar, okuma alışkanlığının yalnızca kitap satın alma veya okuma sıklığıyla sınırlı olmadığını; eğitim, aile ortamı ve kütüphanelere erişim gibi farklı unsurlarla da ilişkili olduğunu ortaya koyan çalışmalar arasında bulunuyor.
Tüik verileri kütüphane kullanımındaki tabloyu ortaya koyuyor
Türkiye’de kitap okuma oranına ilişkin tek ve güncel bir yüzdeyle karıştırılmaması gereken önemli göstergelerden biri de kütüphane istatistikleri. TÜİK’in 11 Haziran 2025’te yayımladığı 2024 yılı verilerine göre, Türkiye’deki toplam kütüphane sayısı 44 bin 829’a ulaştı.
Aynı dönemde halk kütüphanelerinden yararlanan kişi sayısı bir önceki yıla kıyasla yüzde 15,4 artarak 38 milyon 737 bin 705 oldu. Halk kütüphanelerine kayıtlı üye sayısı da yüzde 8,6 artışla 6 milyon 726 bin 993’e yükseldi.
TÜİK’in 2024 yılı istatistiklerinde, halk kütüphanelerindeki kitap sayısının 25 milyon 82 bin 260 olduğu kaydedildi. Üniversite kütüphanelerindeki elektronik kitap sayısı ise 125 milyon 428 bin 957’ye ulaştı.
Bu rakamlar kütüphanelerin kullanımına ve kaynaklarına ilişkin önemli bilgiler sunuyor. Bununla birlikte, kütüphanelerden yararlanan kişi sayısı doğrudan kitap okuyan kişi sayısı olarak yorumlanamıyor; aynı kişinin birden fazla ziyareti de kullanım istatistiklerine yansıyabiliyor.
2025 yılında kütüphane ve kitap sayıları
TÜİK’in 11 Haziran 2026’da yayımladığı 2025 yılı kütüphane istatistikleri de kütüphane altyapısına ilişkin daha yeni veriler içeriyor. Buna göre Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi ve Milli Kütüphane’nin yanı sıra bin 302 halk kütüphanesi, 557 üniversite kütüphanesi ve 43 bin 466 örgün ve yaygın eğitim kurumu kütüphanesi hizmet verdi.
Aynı istatistiklerde kütüphanelerdeki toplam kitap sayısı 117 milyon 981 bin 58 olarak açıklandı. Bu veriler, Türkiye’deki kütüphane altyapısının ve kitap kaynaklarının büyüklüğünü gösterirken toplumun ne kadarının düzenli kitap okuduğunu tek başına ortaya koymuyor.
Yayınlanan kitaplar da okuma eğilimlerine ışık tutuyor
TÜİK’in 2024 yılı verilerine göre Türkiye’de 73 bin 482 kitap yayımlandı. Aynı yıl yayımlanan toplam materyal sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 6,5 azalarak 92 bin 595 oldu.
Yayımlanan materyaller konu başlıklarına göre incelendiğinde akademik yayınlar yüzde 21,4 ile ilk sırada yer aldı. Yetişkin kurgu edebiyatı yüzde 21,3, eğitim yayınları ise yüzde 19,4 pay aldı.
Yayınlanan kitapların sayısı, yayıncılık sektörünün üretim kapasitesini ve yayın çeşitliliğini gösteren bir ölçüt olarak öne çıkıyor. Ancak bu veriler de kaç kişinin kitap okuduğunu veya kişilerin yılda ortalama kaç kitap bitirdiğini doğrudan açıklamıyor.
Çevrim içi kitap satışları da tercihleri gösteriyor
Kitap satışlarına ilişkin şirket verileri de okurların tercihlerini değerlendirmek için kullanılabilecek göstergeler arasında bulunuyor. Anadolu Ajansının 24 Aralık 2025 tarihli haberinde aktarılan Hepsiburada verilerine göre, platform üzerinden 2025 yılında 15 milyon kitap siparişi verildi.
Şirketin verilerinde çocuk kitapları en yüksek satış hacmine ulaşan kategori olurken, platformdaki kitap siparişi veren kullanıcıların siparişlerinin yüzde 55’inin kadınlar, yüzde 45’inin erkekler tarafından gerçekleştirildiği belirtildi.
Bu veriler belirli bir çevrim içi alışveriş platformundaki satışları yansıtıyor. Dolayısıyla Türkiye genelindeki kitap satışlarının veya toplumun tamamındaki okuma alışkanlıklarının doğrudan göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Güncel okuma oranını değerlendirirken yöntem farkları önem taşıyor
Türkiye’de kitap okuma alışkanlıklarına ilişkin veriler değerlendirilirken araştırmaların hangi yaş grubunu kapsadığı, kitap okumanın nasıl tanımlandığı ve katılımcılara hangi soruların yöneltildiği önem taşıyor. Örneğin, son bir yıl içinde en az bir kitap okuyanların oranı ile kendisini düzenli kitap okuru olarak tanımlayanların oranı aynı ölçütü ifade etmiyor.
TÜİK’in kütüphane istatistikleri, kitap sayıları ve yayıncılık verileri güncel eğilimleri izlemek açısından önemli kaynaklar sunuyor. Bununla birlikte, bu göstergeler tek başına Türkiye’deki güncel kitap okuma oranını belirlemiyor.
Mevcut kaynaklar çerçevesinde, Türkiye’de kitap okuma oranına ilişkin 2026 yılına ait, ülke genelini kapsayan ve doğrudan karşılaştırılabilir tek bir güncel yüzdeyi doğrulamak mümkün değil. Bu nedenle 2019’da açıklanan yüzde 42’lik araştırma bulgusu tarih belirtilerek aktarılmalı; güncel kütüphane ve yayıncılık istatistikleri ise okuma kültürünün farklı boyutlarını ortaya koyan tamamlayıcı veriler olarak kullanılmalı.
Kaynak:İLKHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.