Her Şeyin Temelinde ‘Dürüstlük’ Olmalı…
Dürüstlük olmayınca hiçbir iddianın değeri yoktur. Hepimiz Hak, Hukuk, Adalet, Barış, Kardeşlikten… Bahsederiz. Ama icraata gelince, hesabımıza geldiği gibi davranırız.
İnsanlık ancak insani temel ilkelere samimi bir şekilde bağlı kalınca, huzur ve mutluluğu bulabilir. Bunun temelinde de Adalet, Dürüstlük, Samimiyet ve haklara saygı bulunmalıdır.
Başkalarından kendi Milletlerinden olanların zulümlerine karşı çıkmalarını isteriz.
Kendi devlet yöneticilerinin ve sistemin yanlışlarına ve haksızlıklarına karşı çıkmalarını isteriz.
Kendi dinlerinden olanların yanlışlarına ve sahtekârlıklarına karşı çıkmalarını isteriz.
Kendi partilerinin ve partililerinin yanlışlarına ve yolsuzluklarına karşı çıkmalarını isteriz.
Başkalarından Irkçılık, mezhepçilik, particilik… Yapmamalarını ve her halükarda Hak ve Adaletten yana tavır almalarını isteriz.
Peki, başkalarından istediğimiz bu ilkelere kendimiz ne kadar uyuyoruz? Eleştirdiğimiz devlet sistemleri ve diktatörlük, işbirlikçi olarak suçladıklarımız da, bizim gibi birilerinin kendi ırklarından diye destekledikleri için olmamış mıdır? Zamanında Millet, Din, Özgürlük, Demokrasi, Adalet… Sloganlarına aldanarak, zalimleri ve sistemlerini başımıza bela etmedik mi? Bizden diye ve sloganlara aldanarak zalimleri destekledikçe, huzur ve Adalete kavuşamayacağız. Ancak Adalet ve dürüstlüğü temel aldığımız zaman huzur ve barışa ulaşabileceğiz.
Kendi ırkımızı, partimizi, çıkarımızı… Öncelediğimiz sürece doğruyu bulamayız. Çünkü her insanda değişen bu kriterler çatışma sebebi olur. Hak, Hukuk, Adalet… Önceliğimiz olmayı ve bu değerleri hiçbir aidiyete kurban etmemeliyiz.
Şeytani güçler dünyayı ve insanları oluşturdukları algılarla yönlendirmeye ve kullanmaya çalışırlar. Emperyalist ve Siyonistlerin algılarına ve sahte vaatlerine aldanmamalıyız.
Bizden de görünse zalimi asla desteklememeliyiz. Çünkü zulüm er geç bize dönecektir.
İster şahsi, ister ulusal bahanelerle çıkarımıza göre zalimlere ve zulme taraf olmamalıyız. Çıkarını önceleyen, her zaman ve en ufak bir menfaat için en yakın dostunu ve babasını bile satabilir. Emperyalistler bunu bildikleri için bu zaafları kullanmaktadırlar.
Her zaman çıkarlarını önceleyen emperyalist ve Siyonistlerin kötü emellerine alet olmamalıyız. Onlar insanlık adına hiç kimseye bir iyilik yapmazlar. Ancak insanlar arasındaki ayrılık ve sorunları kullanarak, birbirlerine karşı kullanmaya çalışırlar. Hiç kimseyi karşılıksız desteklemez ve desteklediklerini her an satabilirler.
Dünyanın şeytanı ve yeryüzündeki savaş ve katliamların müsebbibi olan emperyalist ve Siyonistlere, hiçbir bahane taraftar olmayı meşru göstermez. Bilakis zalimlere taraf olmakla, hem bu zulümlerin vebaline ortak olur, hem de geleceğinizi ipotek altına sokmuş olursunuz. Ve unutmayın bugün şikâyetçi olduğunuz sistem ve yöneticileri başınıza bela edenler de bunlardır. Yeryüzündeki fitne, işgal, terör, katliamların planlayıcısı ve destekçisi de Siyonist ve emperyalistlerdir. Bunlara taraf olmakla kazanmazsınız, bilakis güven ve insanlığınızı kaybedersiniz.
Zulme karşı çıkarken, daha zalimleri desteklemeyelim. Özgürlük isterken, başkalarını kulu, kölesi olmayalım. Kendimize hak isterken, başkalarına haksızlık yapmayalım ve haksızlık yapılmasına taraf olmayalım.
Zalimin yanında Adalet ve Özgürlük bulamazsınız. Slogan ve algılara aldanmayalım. Hak ve Adalet herkes için olmalı. Bu da ancak temel insani ilkelerde samimi olmak ve uzlaşmakla gerçekleşebilir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.