Adım Adım Mezhep Savaşına Doğru!
7 Ekim Aksa Tufanı Hareketi’nin 3’üncü yılı geçen hafta doldu. 3 yıldan beri Gazze Şeridinde soykırım, vahşi abluka ve katliamlar ara vermeden devam ediyor. Gazze’nin geçen yıl 10 Ekim’de imzalanan sözde ateşkes anlaşmasından sonra artık gündemden düşmesiyle Gazze maalesef yalnızlaştı. 7 Ekim’in yıldönümünde dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de eylemler, basın açıklamaları ve yürüyüşler yapılarak siyonist rejim tel’in edildi ve Gazze’ye sahip çıkılması çağrıları yapıldı.
Ancak bu çağrılar hiçbir zaman makes bulmadığı gibi şimdi de havada kaldı. Çünkü Gazze anlaşmasında arabulucu ve garantör olan ülkelerin çok daha önemli sorunları var. Bu sorunlar varken Gazze’yi kim düşünecek?
Daha önce yazmıştım: büyük şeytan ABD ve yavrusu siyonist terör rejimi Yemen üzerinden bölgesel savaş veya diğer adıyla “Mezhep Savaşı” çıkartmak istiyorlar. Bu tehlike gittikçe somutlaşıyor ve her an büyük bir savaş patlak verebilir. Zaten bunun altyapısı hazırlanıyor ve ellerindeki medya gücüyle algı operasyonları üzerinden “Husiler” ötekileştiriliyor ve her şeyin tek suçlusu ve sorumlusu olarak gösterilerek “şeytanlaştırılmak” isteniyor. Burada açıkça Gazze ve Lübnan cihadına fiili olarak destek veren tek güç olan Yemen Ensarullah Hareketi, cezalandırılmak isteniyor.
Siyon-emperyalistler bir plan hazırlarken önce onun altyapısı hazırlar. Bu amaçla maşaları ve kuklaları ülke ve yöneticiler eliyle de ellerindeki medya gücünü ve sözde uzmanlarını kullanarak algı operasyonlarına başlarlar ve operasyonlara meşruiyet ve zemin hazırlarlar. TV’leri ve haber programlarını izlerken dikkatli izleyin zaten konu anlaşılacaktır.
7 Ağustos günü Mekke’de “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalandı. O günlerde “Anlaşma hiçbir ülkeyi hedef almadığı gibi tüm kardeş ülkelerin katılımına açıktır” açıklaması yapıldı. Ancak ne hikmetse Suudi ve Yemen arasında çatışma başladı ve Türkiye ve Pakistan yetkilileri Suudi’nin yanında olduklarını ve sorumluluklarını yerine getireceklerini açıkladılar.
Mekke Anlaşması henüz TBMM’ye gelmedi. Yakında gelmesi ve onaylanması bekleniyor. Ülke içindeki tepkileri azaltmak için midir? Yoksa meclis kararı verene kadar mı bilmiyoruz yetkililer, Türkiye’nin başka bir ülkeye saldırıda yer almayacağını sadece savunma konusunda destek vereceklerini açıklıyorlar. Kimse kendini kandırmasın bu gidiş büyük bir fitnenin ve büyük bir mezhep savaşının ayak sesleridir. ABD yönetimi zaten bölgeden çekileceğini ve bölge ülkelerinin inisiyatif alması gerektiğini açıklamıştı. Evet, belki ABD bölgeden çekilecek ancak ektiği fitne tohumlarının yeşerdiğini gördükten sonra çıkacak. Tıpkı İngilizlerin dünya savaşlarından sonra çekildiği her bölgede derin ayrılıklar ve fitne tohumları ekmesi gibi… Özellikle İslam coğrafyası Asya, Afrika ve sorunlu bölgelere baktığımızda hep İngilizlerin fitnesinin izlerini göreceğiz. Şimdi aynısını ABD ve terör rejimi yapıyor. Bölge ülkeleri de bu oyuna düşüyorlar.
Eski bir Hint ordusu subayı, Hint savunma analisti ve gazeteci Pravin Sawhney, Suudi Arabistan üzerinden ABD ve İsrail'in planının işlediğini açıkladı. Husilerin Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'a düzenlediği ve 12 kişinin öldüğü saldırının ardından bir canlı yayına katılan Pravin Sawhney, savaşın tırmanacağını belirterek, Netanyahu'nun israil merkezli yeni bir Orta Doğu planladığını söyledi.
Evet, ABD-israil planı tıkır tıkır işliyor. Son halkası da eklendi. Pazartesi sabah saatlerinde Suudi destekli sözde Yemen Başbakanı Şai Muhsin ez-Zindani başkanlığındaki hükümetin Husileri “Terör Örgütü” ilan ettiği kararı ajanslara düştü. Şimdi Suudi başta olmak üzere bölge ülkeleri de aynı kararı alacaklar. ‘siyonist rejime dokunan yanar’ kabulü fiili olarak hayata geçiriliyor.
Rabbimizden temennimiz siyon-emperyal güçlerin kanlı planlarının akim kalması ve Müslümanların kardeş kanı dökme tuzağına düşmeden tek vücut olmalarıdır.
Selam ve dua ile…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.